Betty'nin Hayatı

31 Mayıs 2011 Salı

Uzun bir aradan sonra....

Takı yapmak 17 yaşından beri hobimdir. Neyseki sonra moda olduda hobimde baki kaldı....

Artık yeni yeni takılarımı buradan da takip edebilirsiniz... Siparişleri de aldım , sipariş vermek için takitasarimjerfi@gmail.com adresinden de bana ulaşabilirsiniz....

İşte bazıları....







28 Mayıs 2011 Cumartesi

SEZEN'İM YİNE YAPMIŞ YAPACAĞINI ....İŞTE SON ALBÜM

Herkes bilir benim Sezen Aksu'ya olan sevgimi , tutkumu ...Ve işte uzun zamandır beklenen albüm "Bakarsın Umduğundan Güzel Geçer Yaz ...Öptüm" çıktı .Şarkılar mükemmel , yürekten , içten ,samimi yani her zaman ki Sezen gibi ... İşte Özge'den şarkı yorumları bence tabi zira Sezen Aksu'nun albümünü yorumlamak benim haddime değil...

1. Unuttun Mu Beni ? Söz - Müzik : Sezen Aksu
    Bir Sezen yüreği şarkısı .... Hislidir benim Sezen'im unutulsada incinir , utanmaz aşkından . İşte bu şarkıda öyle hisli bir şarkı ... Herkesin kendisinden bişeyler bulacağı bir şarkı ...

2. "Arkadaş " şarkısını duyunca . Söz - Müzik: Sezen Aksu
    Bu kadar gerçek bir şarkı sözü belki de yazılmadı... İki dost ama iki farklı kaderi anlatan bir isyan ama yine de dosta sığınma şarkısı...Söze bakın " Bir yanağı okşayan kader , diğerine bin tokat vurdu ...."

3. Ballı Söz- Müzik : Nazan Öncel
   Doğru söze ne hacet!!! İçinizi kıpır kıpır edecek , ama aynı anda " Baştan karaya vurmuştum zaten " sözüyle de eğlence içinde kendinizi sorgulayacağınız süper bir şarkı.... Nakarat kısmı da biraz eski neşeli Türk filmlerini de hatırlatmıyor değil ...

4.Vay Söz- Müzik : Sezen Aksu
   İşte şarkı...İşte söz ...İşte düzenleme ... Kalbinizin her bölümüne ince ince dokunacak şarkı..."Yanardağ gibi için için sönmez mi bu sinsi ateş"Fazla yorum yapılmaz dinleyin , mümkünse gözler kapalı ...
Aranjör: Mithat Can Özer bir yetenek doğurmuş Sezen'im aynı zamanda bu şarkıda dokularınıza kadar hissediceksiniz...

5.Ayar Söz-Müzik : Sezen Aksu
  Umudunu yitirmenin Sezen meali şarkısı...Moralin mi bozuk dinle bu şarkıyı zıpla yerinde bu kadar mı doğru olur söze bak : Burası agora meyhanesi değil açıkhava tımarhanesi....Başka da bişey yazmam dinleyin...OOO yandık desene :)))

6.Sayım Söz : Cemal Süreya - Müzik : Sezen Aksu
  Aşktan da öte hislerin olduğu sözler ve hisli müzik ... Yorum yapılmaz dinlenir...

7.Acıtmışım canını sevdikçe Söz :Yıldırım Türker - Müzik : Sezen Aksu
   Yorum yapmam derim ki sadece bir kadeh kırmızı şarap alın bir kaç tane de mum yakın dinleyin yeter .

8. Kaçırıcam seni ...Söz : Yıldırım Türker - Müzik: Sezen Aksu
   Sezen şarkıda öyle bir "Ah kalbim" diyorki ahhh ahhh bende kaçırıcam birini....

9.Aşka Şükrederim Söz:- Müzik: Sezen Aksu
  Mesele engin hayal mesele endişe telaş....Bu şarkı aşkın özü

10. Ah felek yordun beni Söz:- Müzik: Sezen Aksu
 "Okudumda" şarkısı gibi cümbüşlü ama anlamlı bir sezen şarkısı ....Heyhat arızayı gideremedim....


 
 

25 Mayıs 2011 Çarşamba

AŞK İMKANSIZI SEÇERSE EĞER YANDIN DEMEKTİR DOSTUM



Gözlerine baktığımda heyecanlanıyorsam,
Uzuuun zamandır seni tanımama rağmen her gördüğümde içimde kelebekler uçuyorsa,
Ne olursa olsun umudumu ve hayallerimi korumaya devam ediyorsam,
Sana baktığımda aynaya bakmış gibi hissediyorsam ,
Bir evetle kendimi tamamen sana bırakırım diyorsam ,
Senin yüzün bir kere gülsün diye ben ağlamayı göze almışsam ,
Seni tanıdığım için sürekli şükrediyorsam ,
Her zaman ya seni kaybederim diye düşünüyorsam ,
Senin için dünyaları yakarım diyorsam ,
Kaybetmekten korktuğum için susuyorsam ....

Diyorsam , düşünüyorsam , aklıma ismin bile geldiğinde gülümsüyorsam EĞER ...
Seni Çok Seviyorum demektir....

23 Mayıs 2011 Pazartesi

BU YAZININ ADI YOK ...



Tanışır sever insan...Aklında yokken evlenir insan ....Geçmişte de çektiği acılar olmuşsa hele artık bitti dersin beyaz atlım geldi dersin... öyle bir inandırırki seni , çevrendekileri yalan söylediği aklının ucuna gelmez..O nezle olur senin için erir , annesine sevgi gösterirsin, hasta babasının her halini düşünürsün kendi ailen gibi sanırsınki sonsuza dek hep yanında olacaklar , öyle davranırsın ama yaptıkların beğenilmezmiş de haberi olmazmış insanın...o dantellerle örtülü masada evet derken insan, karşıdaki ilk gördüğüm günden beri evet lafını yalanlarla kalbinden derken kanarmış ,inanırmış insan... o sevgilinin , o yarin , o insana benzeyen ama tanımlanamayan cismin ilki olmaktan gurur duyarmış insan .... onun dostlarını kendi dostu benimseyip sonra gözünün içine baka baka yalanlarını dinlermiş insan sonradan....en sevdiği düşmanı olurmuş insanın ....insan pişman olurmuş sevdiğine seveceğine....hala düşünürmüş insan, nasıl sevdiğini düşüne düşüne yermiş kendini.... yıllar sonra gördüğünde midesine sancılar inermiş insanın....insanların sevdiğini düşman gibi görmesine yanarmış insan...işte Sezen'imin dediği gibi "insanın insana ettiğini kimse etmezmiş" dermiş insan...ve işte o insan sözünde durmayanın hala insanların arasında olduğunu görünce bir daha sevesi gelmezmiş insanın....insanın herkes önünde seni seveceğine yemin eden insanın düşmanı olacağını kendi gözleriyle , yüreğiyle görünce nasıl sever bir insan....

5 Mayıs 2011 Perşembe

hediye blog tasarım hediyesi

http://fashionwomenbella.blogspot.com/

süper bir blog girmenizi tavsiye ederim ve umarım ben kazanırım

27 Nisan 2011 Çarşamba

BBB-YANİ BARCELONA - BAYILDIM - BİTTİM ....

Sonunda yıllardır hayalini kurduğum Barselona'ya gittim. Tek kelimeyle harika bir yer...Normal de ben tatillerde 3. günden sonra bir darlanırım dönmek isterim .Ama bu şehirden değil dönmek , bu şehirde ömrümü geçirmek istedim. Bir şehir hem bu kadar kalabalık hem bu kadar sakin olabilir mi ? Kornayı sadece araba aksesuarı olarak kullanan , insanları hep mutlu ve rahat olan , her binası tarih ve estetik kokan bir şehir de kim yaşamak istemezki .... Gaudi , La Rambla Caddesi , La Sagrada Familia ,Guell Parkı Barcelona'yı Barcelona yapan yerler.... Tabiki şarap ve Sangaria vazgeçilmezleri ...Ben her ne kadar kana kana içemesem de tatlarına baktım... Yemekleri bir harika ....Deliler gibi yürüdük gerek yer altında :) gerek yer üstünde ama yinede 2 kilo alıp gelmişim...Çünkü yemekler hem çok kalorili hem de çok yağlı ama bir o kadar da leziz ...Neyse bunları düşünmeyeceğim rejim başladım bile :)))Ama tapas ( kapak demekmiş )  ve paella muhteşem lezzetli ve çeşitli ....



İspanyollar -ki görmek oldukça zor turistler öyle çok ki - çok rahat insanlar....Genç nüfusun sahip olduğu çocuk sayısına inanamadım . Biz burada bir çocuk yapalım tam olsun , eğitimi , vereceğimiz imkanlar süper olsun diye düşünürken , 26 yaşlarındaki evli çiftler minimum 2 çocuğa sahip ...
A unutmadan aynı zaman da köpekleri de var . :)))) Ve erkekler bebekleriyle inanılmaz ilgili .Birkaç tane böyle kare gördüm ve gözlerim doldu.

Bir de heykeller ... Ah o heykeller yok mu muhteşem insanın saatlerce bakası geliyor... Üstelik bizdeki gibi ucube olarak nitelendirilmeden heryerde var heykellerden.... Mesela şu aşağıdaki heykelin Taksim Meydanına yapıldığını düşünsenize... :)



Bana ilginç gelen bir şeyde Barcelona'da boğa güreşleri yasak ve yapılmıyor. Büyük bir arenayıda alışveriş merkezi yapmışlar. Meğerse Katalan'lar hiç haz etmezmiş boğa güreşinden....



Caddeler geniş ve rahat . İnsanlarda aynı o şekilde bir çiftin içinden öpüşmek geliyorsa restorant önü , cadde ortası farketmiyor onlar için .Burada olsa laf işitirler , insanların gaip bakışlarına maruz kalırlar ama orada benim yorumum ve inanıyorum ki bir çok insanın yorumu " ay ne güzel seviyorlar birbirlerini " şeklinde oldu.Zaten benden size bir tavsiye mümkünse sevgilinizle ya da eşinizle gidin . Ben gidemedim ama hayalini kurdum benim kimse bilmez zaman zaman gözlerimi kapatıp sanki La Rambla'da onunla elele gözgöze yürüyormuşum gibi hissettim. Şşşş aramızda fazla merak etmeyin , ölsem söylemem, söyleyemem .Aaaaa ısrar etmeyin a dostlar :)) ....Tabi şunu da belirteyim dostlarla gitmenin keyfide bir başka tabi....




Alışveriş hayallerimizi çok fazla gerçekleştiremedik . Çünkü Paskalya dönemi ve zaten çalışmamaya ultra meyilli bir toplum olarak paskalyada da istiflerini hiç bozmamış arkadaşlar . Turist var kazanırız , ekonomiye katkıda bulunuruz diye dertleri yok . Kanımca "amaaaan dünyaya bir kere geldik o da eğlenmeye geldik " gibi temel bir hayat felsefeleri var . Ki zaten bu felsefe de değil mi birazcık beni orada yaşamaya iten nedenlerden biri. Siesta , fiesta ne arasan adamlarda var . Boş kalınca da çalışıyorlar. Bundan iyisi Şam'da kayısı ....

Çok yakın arkadaşlarımla gittim. Aynı zaman da tanımadığım bir çift daha vardı ki genel de burada isim yazmam ama aynı kafada olduğumuza inanadığımız için yazıyorum . Evet bir risk gibi gelebilir akıllara ama hiç tanımadığımız bir çiftle tatile gittik hem de yurt dışına ama o kadar iyi anlaştık ki sanırım bundan sonra tatile sürekli beraber gideceğiz. Adı Yelda ismini yazmamın bir nedeni de kendisi de bir blog yazarı ve harika bir bloğu var bir incelemenizi tavsiye ederim. http://hayatcadisi.blogspot.com/

İnsanların tatile gittiği kişiler çok önemlidir bilirsiniz. Tatilinizi vezir de edebilirler rezil de ama çok şükür hiç böyle bir durum yaşamadım bugüne kadar en son tatilim de çok çok keyifliydi. Çok güldük , çok yürüdük , çok konuştuk ama bir kere bile birimiz yorgunuz demedik .... Tabi dönüş yolunda uçakta şahsen ben bir ruh gibiydim.

Ben daha fazla konuşmadan resimlerle sizleri başbaşa bırakayım....





Gece hali ise bambaşka bu şehrin....


Ve tabiki Flemanko izlemeye giderken ortama uygun olsun diye gülümü de takıverdim saçıma :)))


İnanılmaz kendime geldim bu tatilde....Tam planladığım gibi kafamdaki herşeyi İstanbul'da bıraktım ve gezdim gönlümce.... Yine bir fırsatım olsa yine giderim , yine giderim....

Son sözüm de budur....Yine gidelim Barcelona'ya ....................

13 Nisan 2011 Çarşamba

TİYATRO

Merhabalar ,

Tiyatro aşığı olan ben uzun zamandır tiyatroya gidemiyorum diye kendime kızarken bu hafta Zülfü Lİvaneli'nin romanından uyarlanmış "Leyla'nın Evi" adlı tiyatro ya gittim.
Ben ki izlediğim tiyatrolardan inanılmaz etkilenip birkaç gün etkisinde kalırım ancak bu oyunda maalesef konu itibariyle böyle bir etkide kalamadım . Ancak başta Ayça Varlıer ve Celile Toyon'un oyunculuğuna hayran kalmamak elde değil. O nasıl performans , o nasıl bir enerjidir. Konu çok içeriğine girmeden havada kaldıysa da bu iki usta oyuncunun performansı dudak ısırtan türden . Ayça Varlıer'i 2007 senesinde açıkhava da Erol Evgin'le Hisseli Harikalar Kumpanyası'nda izlemiştim , oradaki performansı da fena değil di ama bu kadarını hiç ummazdım. Gerçekten bu kadar konsantre ve gerçekçi oynaması inanılmaz.

Bizim gittiğimiz oyunda Volkan Severcan yerine başka bir oyuncu oynuyordu. Adını maalesef şu an da hatırlamıyorum ama kendisinin oyunculuğu bana çok yapay geldi.  Elbet yorum yapmak bana düşmez ama ben çok amatör buldum. Belkide Volkan Severcan'ı çok beğendiğimden ötürü onun oynamamasına üzüldüğüm için de böyle düşünmüş olabilirim...

Konusunu buradan anlatmıycam gitmek isteyenler için .... Ancak anlatmak istediğim şu ki her tiyatro izleyişimde içimden bir şey kopar. Lisedeyken bende tiyatro oynamıştım.Ülker Köksal'ın Uzaklar adlı oyununu sergilemiştik.  İnanılmaz keyif verici bir şey . O sahneye çıktığınızda herşeyi unutmak dünyanın en güzel duygusu olsa gerek . Eğer bir kez daha dünyaya gelirsem mutlaka tiyatrocu olmak istiyorum.



Caddebostan Kültür Merkezi'nde gittik bu oyuna. Orada dikkatimi çeken birşey oldu. Salon full doluydu ancak gelen izleyicilerin çok büyük bir kısmı 60 yaş ve üzeriydi. İçim cız etti. Tiyatrolarımız bu kadar başarılı ,bu kadar değerli tiyatrcularla doluyken neden gençler bu kadar ilgisiz ? Çok çok üzüldüm. Bunun için birşeyler yapmam gerek diye düşündüm ama maalesef elimden birşey gelmiyor. Ama belki de basının ve üniversitelerin bu konuya biraz daha eğilip tiyatroyu seven bir nesilin yetişmesine katkıda bulunabilir.

Benim nacizane fikrim budur....

Sevgilerimle ,

Özge